NAZARIN BELİRTİLERİ

NAZARIN BELİRTİLERİ

NAZARIN BELİRTİLERİ Tarihi, insanlık tarihi kadar eski olan nazarın, belirtilerinin neler olduğunu iyi bilmek gerekir. İlimden, irfandan yeterince nasiplenememiş, ağzı olan herkesin, konu insan sağlığı olunca bir dünya konuşması günümüzde çok moda bir davranış oldu. Her konuda konuşacak bir şeyleri olan insanımız, nazar konusunda da sayfalar dolusu konuşabilmekte, kendilerince tarifler tedaviler korunma yolları üretebilmektedir. Hayatın gerçekleri karşısında çaresiz olan insanın imkanları dahilinde doğru yada yanlış, mümkün olan her çareye baş vurmasını normal karşılamak gerekir. Buradaki acı yanlış insan çaresizliğini ranta dönüştürmek, çıkar sağlamaktır. Her konuda konuşmak marifet olamaz. Bildiğinden emin olduğun konuda konuşmak, bilmediğin konuda ise araştırmak, doğru bir şekilde bilgilenmek marifettir. “ Fizyolojik bir sürecin patolojik sonucu’’ Olarak tanımladığımız nazarın belirtileri; Etkilenen canlının cinsine, yaşına, kilosuna, vücut direncine, etkilenme zamanına, yaşanan coğrafi konuma, deniz seviyesinden yüksekliğe, etkilenme şiddetine ve etkilenme süresine göre çeşitlilik arz eder. Başta insan olmak üzere, bildiğimiz bir çok canlıya nazar değer. Başta kuzu, koyun, deve, süt veren inek en fazla etkilenenlerdir. Bu canlıların nazara karşı hassas olmalarının sebebi konusunda bir bilgi yoktur. Ancak insan hayatında çok önemli yerleri olmaları itibariyle etkilenmelere de çok maruz kalmaları düşünülebilir. Nazar anlık bir etkilenmedir. Çocuklar, özellikle süt çağındaki bebekler nazardan çok etkilenirler. Ergenlik, yetişkinlik, olgunluk, yaşlılığa doğru nazardan etkilenme de azalır. Yaşlılıkta yok denecek kadar az görülür. Kadınlar erkeklere göre daha hassastırlar. Belirtiler; Bilinç olarak boşluğa düşme, duraklama, donuklaşmayla başlar. Bu süre çoğunlukla kısa sürer. Bu anda yapılan işe göre istenmeyen kazalar olur. Trafikteyse kaza yapmak, tabak bardak tutuyorsa düşürmek, ayaktaysa sendelemek, düşmek gibi. Kalp atım sayısı artmaya başlar. Çarpıntının artmasıyla ellerde titremeler, konuşmada kelimeleri karıştırma, bakışlarda donuklaşma olur. Göz bebekleri çok uzaklara bakıyormuş gibi büyür. Göz kapaklarında ağırlaşma, özellikle üst göz kapaklarında belirgin ağırlaşma olur. Enseden boyuna yayılan gerginlik, başın arkasından gelen ve başın her tarafını etkileyen sıkıştırıcı, zonklayıcı bir ağrı olur. Bu ağrı göz kapaklarına kadar yansır. Vücut sıcaklığın da yaklaşık 0.5 derecelik bir artış olur. Genel vücut direnci düşer. Enfeksiyonlara hassasiyet artar, Sebepsiz bir iç sıkıntısı, stres, gerginlik öfke hali görülür Şiddetli bir uyku hali başlar. Çarpıntının ve metabolizma hızının artmasıyla vücudun oksijen ihtiyacı artar, sık ve derin esnemeler olur. Vücut düz kaslarında istemsiz kasılmalar sonucu; Midede kramp tarzında ağrı, bağırsaklarda kolik tarzında sancılanma, sık sık idrara çıkma görülür. Bebeklerde kolik tarzında sancılanmaya benzer sürekli, sebepsiz ağlamalar olur Gündüz etkilenmelerinde uyku hali varken akşamdan sonraki etkilenmelerde uykusuzluk, uykuya dalmakta güçlük vardır. Bu uykular, dinlendirici olmayan ve yorgun kalkılan uyuklamalardır. Tüm bu belirtiler, etkilenen kişilere, etkilenme şiddetine, etkilenme süresine göre değişiklikler gösterir. Belirtiler süreklilik göstermezler. Çoğunlukla birkaç gün içinde kaybolurlar. Tama yakın iyileşme olur Bu tıbbi belirtilerin bilimsel nedenleri sonraki yazılarda sizlere sunulacaktır. Nazar, bir büyülenme değildir. Para psikolojik, metafizik bir olay da değildir. Çarpılma, sihir hiç değildir. Tamamen tıbbi belirtilerden, bulgulardan oluşan patolojik bir süreçtir. Bu sürecin şiddeti ve süresi kişilere göre değişiklik gösterir. Çoğunlukla da kendiliğinden düzelir. Burada önemli olan iyileşme süresinin mümkün olduğu kadar kısa olmasıdır. Bu süreci kısaltmak için etki mekanizması bilinmeyen bir çok iyileştirme yöntemi uygulanmaktadır. Bu uygulamalardan dolaylı yollarla faydalı olanlar da vardır. İnanç her işin başıdır. Eğer faydalı olacağına inanılıyorsa farklı uygulamalara baş vurmak faydalı olabilir. Bilime düşen en doğrusunu, en faydalısını bulmaktır. Bizim de temel prensibimiz budur. Doktor Şifacı