Nazara karşı kurşun döktürmek

Nazara karşı kurşun döktürmek

Nazara karşı kurşun döktürmek yaygın bir uygulamadır. Nazara karşı kurşun dökme, halk arasında yaygın olarak uygulanan bir gelenektir. Tarihi çok eskilere dayanır. İlk olarak ne amaçla yapıldığı, tam olarak bilinmese de kötü ruhları, uğursuzlukları kovmak için yapıldığı düşünülmektedir. Kurşun Dökme Şaman geleneklerinden kalma bir adettir. Şamanlar bu işleme “Kut Dökme” anlamına gelen “Kut Kuyma” adını vermişlerdi. İnsana musallat olan kötü ruhların olumsuz etkisini ortadan kaldırmaya yönelik olarak, çok eski dönemlerde uygulanan sihir kökenli bir uygulamaydı. Kurşun dökme, kötü takıntılardan kurtarma yöntemlerinden biri olarak kullanılmış ve günümüzde de Anadolu’da halk gelenekleri arasında yerleşik ve zengin bir şekilde yaşamaya devam etmektedir. Bu işlem, genellikle ocak adı verilen yerlerde ve nazarı tedavi etme gücüne sahip (izinli, el almış) olduğunu iddia eden kişilerce yapılmaktadır. Ocak, babadan anadan oğlana, yada kıza “el vermek” suretiyle aktarılabilmektedir. Bu ocakların nereden, nasıl geldiği bilinmemektedir. Silsile yoluyla aktarılmış bir anlayıştır. Ocakta bu işlemleri yapan kişiler izinli sayılır. Sadece kurşun da dökmezler. Şifa adına her işlemi yaparlar. Yaptıkları şifa işlemleri için elden ücret almaları uygun da görülmez. Bunun için, belirgin bir yerde kalınca bir yer minderi bulunur. Ücretler, hizmet alan kişilerce bu minderin altına yerleştirilir. Kurşun dökme işleminin bir standardı yoktur. Yapılan yerin ve yapan kişinin usullerine, tecrübesine göre yapılır. Bu işlem için 200 – 300 gr kurşun getirilir. Eski bir metal tava yada tencerenin içine konur. Kurşunu koymadan önce az bir miktar tuz, üzerlik tohumu, soğan kabuğu kavuranlar da vardır. Kurşun konulmuş kap bir ocağın üzerinde ısıtılırken, bir taraftan da hasta hazırlanır. Hasta ortada bir yere dizleri üzerine oturtulur. Başının üzerinde kalınca bir tül yada peştamal çekilir. İşlemi yapacak kişi, içerisinde erimiş kurşun bulunan metal kabı bir eline alır, diğer eline ise içerisinde su bulunan geniş bir kap alır ve hastanın başının üzerinde gezdirerek suyun içerisine erimiş kurşunu döker. Bu işlemi üç kere yapanlar da vardır. Buna işleme üçleme derler. Etkisini artırdığına inanılır. Bu sırada çoğunlukla Felak ve Nas sureleri okunur. Maniler, dualar, hatta beddua okuyanlar da vardır. Su çerisine dökülen erimiş kurşunun aldığı şekillere göre, dökülmeden önceki kirli yada temiz oluşuna göre, teşhis de yapılır. Nazarın hasetten mi? Çekememezlikten mi? Yoksa aşırı sevgiden mi olduğu? Nazar edenin kadın mı, erkek mi olduğu sonucu tahmin edilir. Kurşun dökülen sudan bir miktar hastaya içirilir. Kalanıyla da ellerini, ayaklarını, yüzünü yıkaması istenir. Nazara, büyü sihir gözüyle bakanların, nazar hakkında bilgileri olmayanların, böyle organize bir işlem yapmaları çok düşündürücüdür. Yüzlerce yıl, binlerce yıldır yapılıyor olması daha da düşündürücüdür. Kurşun döktürmek nazarda işe yarar mı? Erimiş kurşunun hastanın başının üzerinde döndürülerek suya dökülmesi, suyunun içilmesi, el yüz ve ayakların yıkanması mı? Bu işlemin yapıldığı ocak mı? Yoksa yapan kişinin duaları mı nazar da şifa olmaktadır? Elbette hiç birisi şifa olamaz. Nazar, ne büyüdür ne de sihirdir. Tamamen tıbbi bir durumdur. Sistemik, fizyolojik bir sürecin patolojik sonucudur. Öyleyse neden yüzlerce yıldır nazara karşı kurşun döktürülüyor? Cahilinden eğitimlisine, kültürlüsüne bir çok kişi bu uygulamayı yaptırıyor? Kurşun, bilinen en eski ve kullanılan madendir. Doğada birçok bileşik şeklinde bulunur. Kurşun bileşiklerinin benzinde, sık kullanılan plastik malzemelerde, mutfak malzemelerinde, oyuncaklarda, borularda, levhalarda, kablolarda, mermi ve av saçmalarında, boya maddelerinde, seramik sanayisinde, böcek öldürücülerde, ilaç aşı sanayisinde, lastik sanayisinde, elektronik malzemelerin lehimlerinde, göze çekilen sürmelerde bulunduğu, bu bileşiklerin her türlü malzemeden havaya geçtiği, suda ve besinlerde bulunabildiği bilinmektedir. Kurşun erime sıcaklığı, diğer metallere göre düşük olan ağır bir metaldir. Bilindiği kadarıyla, insan vücudunda kurşun hiçbir gerekli fonksiyonu yerine getirmez. Gıda, hava veya sudan yüksek alımından yada az miktarda uzun süre alımından sonra zehirlenmeye, hasara neden olur. Kurşun birçok istenmeyen etkiye neden olabilir; En önemli ve belirgin etkisini sinir sisteminde yapar. Hemoglobin biyosentezinde aksama ve anemi. Kan basıncında artış. Böbrek hasarı. Düşük yapma ve zor düşük. Erken doğum, düşük doğum ağırlığı. Zihinsel ve nörolojik özürler. Sinir sisteminde aksama. Beyin hasarı. Sperm hasarları ile erkeklik verimliliğinde azalma. Çocukların öğrenme kabiliyetlerinde azalma. Bazı durumlarda karın ağrısı, bulantı, kusma, yorgunluk, bazen de koma hali gibi kendisini gösteren hızlı, akut zehirlenme yapabilir. Bilinen bu kadar zararı olan kurşunun; Erimiş haliyle baş üzerinde çevrilmesi, yanma tehlikesi bir yana, ellerin, yüzün, ayakların yıkanmasıyla deriden emilmesinin, suyunun da içilmesinin elbette bir faydası beklenemez. Ocaktan olan ve kendilerini izinli sayan bu işlemi yapanlar ise sıradan insanlardır. Sadece bir takım bilinen dualar, maniler söyleyen, bu işlemi yapmayı meslek edinmiş kişilerdir. Kendi baş ağrıları için bile bir ağrı kesici ilaç kullanan bu kişiler nazara nasıl şifa olabilirler ki? Tüm keramet nazar için kurşun döktüren kişinin beynindedir. Çoğunlukla bir hastalık belirtisi, yada normal bir sürecin sonucu olan bir takım durumların nazar olarak değerlendirilmesi, çare arayışlarında yöntem ne olursa olsun sonucu değiştirmez. Önemli olan algılama şekli ve iyileşme inancıdır. İyilik hali kişiye has bir duygu olduğu için sonuçlar da kişilere göre değişmektedir. İyileşmeye olan inancın süresi ve şiddeti ne kadar çoksa, bu aşamada devreye giren yöntemlere ve kişilere güven ne kadar fazlaysa, sonuç ta o kadar kısa sürede ve beklendiği gibi olumlu olmaktadır. Nazara karşı yapılan ve faydalı olduğuna inanılan bir çok uygulamada, yönteme inanç temeli yatar. İnanarak ve inandırılarak içilen bir bardak su bile bazen istenen sonucu doğurabilir. Bu sadece nazara karşı da yapılmaz. Günlük hayatımızda istenilen bir çok sonuç için, buna benzer çok zengin uygulamalara rastlarız. Doktor Şifacı